Geçtiğimiz ay Dublin'de protestocular İrlanda hükümetini İsrail'e yaptırım uygulamaya çağırdı. Yazar, yıllar içinde İrlanda'nın çoğu Avrupa veya Batı ülkesinden daha İsrail karşıtı bir tutum sergilediğini belirtiyor.
(Fotoğraf: CLODAGH KILCOYNE/REUTERS)
Mathilda Heller / 08.07.2026 / Jerusalem Post
(Özet: İrlanda parlamentosu, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail yerleşim birimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayan bir yasa tasarısını kabul ederek Avrupa Birliği içerisinde bu alanda adım atan ilk ülke oldu. Bu karar, Uluslararası Adalet Divanı’nın tavsiye kararları ışığında, uluslararası hukuka aykırı görülen ticari ilişkileri sonlandırmayı amaçlamaktadır. Yasa tasarısı ticari ürünleri kapsarken, bireylerin kişisel kullanımları için yanlarında getirdikleri eşyalar bu kısıtlamanın dışında tutulmuştur. Parlamentodaki tartışmalarda bazı milletvekilleri daha geniş kapsamlı ekonomik yaptırımlar uygulanmasını talep etse de, hükümet mevcut Avrupa Birliği düzenlemeleriyle uyumlu bir yol izlemeyi tercih etmiştir. Tasarının yasallaşma sürecindeki bir sonraki durağı, nihai onay için parlamentonun üst kanadı olan Senato olacaktır. Bu tarihi adım, İrlanda’nın İsrail’e yönelik Avrupa genelindeki en sert diplomatik ve ticari duruşlardan birini sergilediğini göstermektedir.)
Bu adım İrlanda’yı bu tür bir yasağı uygulayan ilk AB üyesi ülke yapıyor; ancak İspanya’nın Ekim 2025’te İsrail yerleşimlerinden yapılan ithalata yönelik kısıtlamalar uygulamaya başladığı da dikkat çekiyor.
İrlanda parlamentosu, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail yerleşim birimlerinden gelen malların ithalatını yasaklayan yasayı oylayarak kabul etti. Bu karar İrlanda’yı, böyle bir yasağı hayata geçiren ilk Avrupa Birliği üyesi devlet yapmaktadır; ancak İspanya’nın Ekim 2025’te benzer kısıtlamaları uygulamaya koyduğu bilinmektedir.
“İsrail Yerleşim Birimleri (Malların İthalatının Yasaklanması)” başlıklı yasa tasarısı, Salı günü Temsilciler Meclisi’nde (Dáil Éireann) kayıtlı bir bölünme olmaksızın nihai aşamasından geçti. Tasarı, İrlanda’nın Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşünde belirttiği “uluslararası hukuki yükümlülüklerine” uyum sağlamayı amaçlamaktadır. Bu yükümlülükler, İsrail’in İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda oluşturduğu yasa dışı durumun sürdürülmesine yardımcı olan ticari ilişkilerin önlenmesi ve bu amaçla belirli İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatının yasaklanmasını içermektedir.
Yasa tasarısı, yerleşim birimlerinden kaynaklanan belirli ticari malların ithalatını yasaklamaktadır; ancak kişisel bagajın bir parçası olan ve kişisel tüketim amaçlı, ticari olmayan malları kapsamamaktadır.
Parlamento ‘Yasa Dışı Yerleşim’ Tanımı Arıyor Salı günü gerçekleşen temel tartışmalar, “yasa dışı yerleşim” ifadesinin yasal bir tanımının eklenmesine yönelik değişiklik önergeleri üzerine yoğunlaştı. Milletvekili Donnchadh Ó Laoghaire, tanımın doğrudan yasada yer almasının hukuki kesinlik sağlayacağını ve belirsizliği önleyeceğini savundu. Önerilen tanımda; Haziran 1967’den bu yana İsrail yönetimi altına giren, uluslararası hukuka aykırı olarak kurulan veya desteklenen her türlü yerleşim alanı, ileri karakol veya ekonomik bölge “yasa dışı” olarak nitelendirilmektedir.
Hükümet adına konuşan Devlet Bakanı Neale Richmond, bu değişikliklere karşı çıkarak tasarı başlığının sadece İsrail yerleşimleri için geçerli olduğunu zaten açıkça belirttiğini ve İrlanda’nın kendine özgü benzersiz bir yasal tanım oluşturmaması gerektiğini savundu. Hükümet, uygulama sürecinde mevcut AB-İsrail teknik düzenlemelerine ve özellikle yerleşim ürünlerini tanımlayan posta kodu sistemine güvenilmesi gerektiğini belirtti.
Sol Görüşlü Milletvekillerinden Daha Sert Önlem Çağrısı Sinn Féin ve People Before Profit gibi partilerden bazı milletvekilleri, tasarının yeterince ileri gitmediğini savundu. Richard Boyd Barrett, sadece yerleşim birimlerinden gelen ithalatı kısıtlamanın yetersiz olduğunu belirterek İsrail’e karşı çok daha geniş kapsamlı ekonomik yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu. Paul Murphy ise İrlanda’nın yerleşim ürünlerinin ötesine geçerek genel ticari ilişkileri de etkileyecek yaptırımlar benimsemesi ve AB düzeyinde daha güçlü adımlar atılması gerektiğini savundu.
Tasarıya yönelik temel muhalefetin tasarının kendisinden ziyade kapsamı ve taslak hazırlama süreci üzerine olduğu not edilmektedir. Yasa tasarısı, önümüzdeki hafta parlamento üst kanadı olan Senato’da (Seanad) tartışılacak ve görüşmelerin yaz tatili öncesinde tamamlanması beklenmektedir.



